| |
 |
 |
|
|
| |
Yazı Platformuna Yaz
|
Firkete | Tarih: 18.11.2008 / 18:48 / 95
|
Kendİn İÇİn tÜrkÇe konuŞ
türkçe senin ana dilin! İlk öğrendiğin dil! daha iyi ifade edemezsin kendini yabancı sözcüklerle! boşuna inkar etme, en iyi türkçeyi biliyorsun! başka bir dile özenmek yerine; sahip çık kendi diline! yerini tutar mı okuduğun güzel Şiirlerin, annenin sana söylediği ninnilerin, ilk aşkından duyduğun “seni seviyorum”un?
"enternasyonal" demeyiver bu seferlik, "uluslararası"nı dene!
kendin için dene! faydası olacak sana ve senden sonrakilere! İnan buna! kalpten inan! yüzyıllar boyunca konuşulagelmiş, çok ayrıntılı ve kusursuz bir dilbilgisine sahip olan bu dile saygı duy!
yabancılaşma kendine, kendi insanlarına... konuşamadığında kendi halkınla, farkedeceksin içler acısı durumunu! Öyle bir dil yaratmışsın ki kendine İngilizce - fransızca - arapça... ne sen anlarsın kendi insanını, ne o anlar seni... ve kimse kimseyi anlamadığında, millet de kalmaz ortada, vatan da... bu hayatının sonudur, kabul etmek istemesen de...
son bir şansımız daha var türkçemiz için, insanlarımız için, türkiye
içinde , baştan "hoşçakal" diyerek başlayalım "bye bye" yerine..."
hoşçakal!
|
|
şükrü | Tarih: 07.11.2008 / 20:53 / 94
|
Yasami onemli kilan iki buyuk duygu vardir diye dusunuyorum bunlar bir isevgi biride durustluktur bunlardan biri olmazsa olmazlardan diye dusunuyotum sevgisiz bir hayat celikmez olurdu ama sevgi var fakat durust degilsen yinede cekilmez olur hayat eger birini seviyosan eger bisiler seviyosan durust olmalisin ve karsindaki insanin butun hislerine ve kendisine durust ve onem vermelisinki sende ayni durustluk ve onemi goresin simdiki zamanda artik ole bisiler gormek cok zorlasti diyeyim
insanlarin onemi yok sadece para ve para turu seylerin sozu gectigi bir donemde yasiyoruz
herkesin sevgiyle ve durustlukle kalmasi dilegiyle
|
|
Atiye DaniŞ | Tarih: 18.11.2008 / 22:40 / 93
|
Hoşca kal // kanka
bulunduğu camianın önde gelen isimlerinden her yönü ile tüm dikkatleri üzerine çekebilen güzel bir kadın dı.en önemli özelliklerinden biri de çevresine/dostlarına yaydığı süreklilik arz eden pozitif elektirikti.o acısını,mutsuzluğunu,yalnızlığını kendine saklar en ufak sevinç/sevgi ve paylaşımlarını dostları ile-arkadaşları ile yaşar dı.
böylesine çok sevilen biri olmak da kimi zaman hayatını zorlaştırıyordu.hiç gönlünce yaşayamadığı aşka/sevmelere dair gün ışığına çıkaramadığı her renkten ümitleri vardı.ta ki..aklını çelen o yağız delikanlı ile zaman zaman aralarında geçen konuşmalar/yazışmalar yürek birlikteliğine dönüşünceye dek.İlk tuşlar da ve telefon da gezinirken başlayan bu sessiz ilişki gün be gün yerini en derin duygulara bırakmakla beraber;yüz yüze gelecekleri,yemeğe çıkacakları ve belki de beraber olabilecekleri buluşma tarihini de kararlaştırmışlardı artık.
eylül sonu....
genç kadın uzun yıllardan sonra sevdiğini sanmış ve hatta bağlanmıştı ona.adam da söylemlerinde ciddi/kararlı ileriye dönük açılımlar yapıyor her fırsatta aşk-ı/ilan etmekten geri kalmıyor du.dahası seninle ölümüne varım diyor du.devran bir araya gelecekleri günlere hızla kulaç sallarken yine tuşlarda gezindikleri o son gecenin atmosferini kadın bir an da değiştiriverdi.
-peki yüz yüze geldiğimiz de bana daha da bağlanacaksın ve o zaman bir seçim yapmak zorunda kalacaksın..
-nasıl yani ?...anlamadım..
-ben asla paylaşmayı sevmem/kimseyle paylaşamam...
-boşanmak mı yani..
-evet
-mümkün değil...
dünyalar güzeli genç kadın sanki duyacaklarına hazır ve bekliyormuş gibi öyle soğuk kanlı/tepkisiz bir vaziyet aldı....
evet hazırdı.Çünkü adam evliydi.
o halde eşini seviyor/eşinden kopması mümkün görünmüyor diye söylendi başını sağa-sola sallarken.mamafi satrançta son hamleydi kadının yapmak istediği.yani henüz adı bile konmamış bu birlikteliğe ancak böyle bir kararlılıkla aleniyet getirebilirim diye düşünmüş/düşüncelerinin haklılığını da ivedilikle almıştı.
genç adamın yoğun ısrarları/aşka/sevmeye dair edebiyat parçalamaları onsuz olamayacağını her fırsatta dile getirmesi yalnızca ulaşılmaza,ulaşılabilirliliğini kanıtlamak istemesinden başka hiç bir şey olamaz dı...
ayrılığa sevinmiş görünen kadın hem kendi adına/hem de onun adına kötü sondan kaçınılmışlığın rahatlığı ile derin bir nefes aldı...ve gelen hoŞca kal...mesajına..
-en iyi dostum/kanka...hoŞca kal...diye ileti yolladı.
gece bittiğinde son nokta artık yerini bulmuştu...
|
|
Asude | Tarih: 26.10.2008 / 02:20 / 92
|
Bir zamanlar en güzel çağrışımlı aşklara koşardı insanlar... adına aşk denilen çalınıp,çırpılmış baharlar var mıydı ki şimdilerde olduğu gibi değildi.aşklar bazen bir mektup kokusunda bazen bir yürek çarpımındaydı.sürüklenirdik bulutlarda koşardık ayrılığın hasretinde .ama yine de dayanırdık ayrılıklara...oysa şimdilerde öyle mi ki?en küçük sözle büyüyen alev alan haykırmaların ardından kopuk hayatlar yokuşuna savruluyorlar..
|
|
Gulnara Bakal | Tarih: 11.10.2008 / 14:43 / 91
|
Gidişinle vurgunluk yaşadım hep . her taraf soğuk sakin .sanki karanlığı içine almış gibi. yalnızlıklar tenime giriyor . ürperti sokulması ile sensizligi haykırıyor. gözlerinin bakışındaki yaşlar avuclarıma biriktikçe yüreğimde derin izler bırakır.özlemli çaresizliğin buram buram hasret kokarken dayanamaz sensizliğin. hüzünler kaldırımlarda yürürken serseri bakışlarımda günü yitiriyor .umutsuzluk yarını yarılarken doğan gün dışarı çıkıp gidemiyor. zamanın farkına varmadan öylece unutkan . uzaklık çogaldıkça sevgi kaplıyor benliğimi .. hayaller birleşiyor yüregimle beraber. dertler parca parca dudaklarımdan satırlara dökülürken ,namelenen sözlerde bestekarçasına oluşuyor . gecenin seslenişinde düşen yıldızların parıltısı yeryüzünde dokunuştu .ellerine sarmalanan huzur hissi idin o an ... gulnara bakal
|
|
Gulnara Bakal | Tarih: 13.10.2008 / 15:54 / 90
|
Zamanın yarısından dogan seviçle yüzümde tebessüm var . sanki yıllardır hasreti beklemiş gibi. deste deste gül kokulu sergilercesine tenim masum . rüzgarların savruldugu dalgalarcasına esaletli duruşum . yalnızlık üzüntüleri var olurcasına acıtır yüregi ..tutmak istenilen eller uzaklaşır aniden yok olur bedeninle hissettigin o dokunuş . gözlerin haraletli bakıslarda saklı içtenligin cıkarcasına tutuklu .hayaller seni çizer.. gökyüzündeki yıldızlarda ışıltlıı yankılar verir. kalbime dokundukça dudaklarımdaki sıcaklık şiirlerime dökülür...sonbaharların yaprakları savruldukca baska diyarlara özlemli bekleyişler dokunur göz yaşlarıma .. huzurlar alışmayı mı öğrendik yada alıştıgımız sevgilerimi yaşadık .sebebini bilmeksizim aglıyorum içtenligimle saklı..karanlıklarda aydınlık gibi sessiz haykırış. yokluga mahkum olmuş yoksunluga çaresiz bomboş avuçlarım ...
|
Sayfalar
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 »»
Yazı Platformuna Yaz
|
|
|
|
|
|
|
|
|